21 ARALIK 1934 Kurun Gazetesi Sayfa 7
Yazan : Niyazi Ahmed Okan Tefrika No. —9—
Evliya Celebi dördüncü Murat kurununda (çağ, dönem), Kadıköyünde
altı yüz kadar bağ bulunduğunu kaydediyor. Yeldeğirmenindeki büyük saraylar,
yeldeğirmenleri, İstanbulun diger semtlerini bu bağlar semtine cekiyormuş,
burada yaz aylarının bazı günlerinde eğlenceler yapılır, halk bağlarda eğlenirmiş.
Yalnız en geniş
rahatlıkların bile bir gün demir çemberler içinde kaldığını gösteren tarih; Kadıköyünün
de bazı kurunlarında (......) eski günlerin yerinde yeller estiğini
bildirmektedir. Dördüncü Murat kurununda İstanbul halkının bir eğlence yeri
olan Kadıköy, İstanbulun sapa bir yeri olarak kaldığı günler de olmuştur.
Kadıköyünün son senelerde ne derece tamire muhtaç kaldığını bir
misalle anlatacağım. Hüseyin Kâzım Beyin 1327 de (Miladi 1911) bir aylık belediye
reisliği esnasında Kadıköy ile İstanbul belediyesi arasında bir muharebe
olmuştu. (1)
Bu yıl bütün semt belediyelerine yapılan bir tamimle daire
sandıklarının paraları isteniyordu. Kadıköy Belediye dairesi verdiği cevabda
şunları öne sürüyordu.
"Daire
sandığındaki on bin kuruş altınla otuz bin kuruşun hakiki kıymetleriyle
mecidiye olarak emanet veznesine gönderilmesini istiyen telgrafı aldık. Fakat
kariyenin kaldırım, rıhtım ve bunlara benzer tamirat ve inşaatına sarfedilmesi...."
Bu satırlar
gösteriyor ki, KadıKadıköy, yeniliğe uymak için kımıldandığı vakit kendisini
pek fakir bulmuşdur.
Sandal sefalariyle meşhur olan Kurbağalıderede bir zamanlar
bataklık halini almışdı. Yoğurtçu çayırı buranın eski haline getirilmesi için
park haline konulmuşdu.
Bu park, önce
Süreyya Paşanın teşebbüsü ile Kadıköylüler tarafından yapılmakta idi. Bunun
için de bir mikdar para toplanmışdı. Park yapılmağa başlanınca Dahiliye
Vekâleti, parkın belediye tarafından yapılmasını bildirdi.
1339 da Belediye
parkı yapdırmağa başladı.
Kadıköyü, nüfus
müdürlüğündeki resmî kayda göre, İstanbul semtleri arasında kalabalık yönünden
alıncı (altıncı) derecede gelmekdedir. Bu semtin nüfusu 26.491 kadın, 25.669
erkek olmak üzere 52.160 gösteriliyor.
Bunlar hangi kuruna kadar sürdü? Bu bilinmiyor. Yalnız Kadıköy
ile Boğaziçinin fetihten sonra baştan başa şenlenerek, yeniden kurulmuş şehirlere
benzediğini iddia edenler vardır. Bunu iddia edenler buraların padişahlar
tarafından şuna buna ihsan edildiği ve bu zenginlerin de ya camiler, mektebler,
çeşmeler yaptırarak semti güzelleştirdiklerini öne sürmektedirler ki bu çok
doğru ve yerinde bir mütalaadır.
(Devamı var)
(1) İstanbul
Șehreminleri. Osman Nuri. Sayıfa 289.
(2) İstanbul semtlerinin iskân edilerek imar
edildiğine bir misal olmak üzere fetihten sonra yapılan iskânları burada
yazmağı muvafık bulduk:
İstanbulda yapılan bu iskânla şu şekilde olmuştur:
Rumedilen getirilen Üskûp halkı, bugün Cibalinin bir mahallesi olan Üsküplüye,
Yenişehir halkı Yenimahalleye, Mora Rumları Fener kapısına, Selânik
Yahudilerinden elli cemaat Tekfür sarayı ve Şuhut kapısı semtlerine, Anadolu
Aksarayından getirilenler Aksaray mahallesine, Akkâ Gaze ve Remleden getirilen
Kıbtiler Balat mahallesine, Ana dolu Türkleri Üsküdara; Tokat ve Sivas
Ermenileri Sulu Manastıra; Manisalılar Eyüb sultana,Karamanlılar Büyük
Karamana, Konyalılar Küçük Karamana, Tireliler Vefaya, Karadeniz Çarşambasından
gelenler Çarşambaya, Kastamonililer Kazancı mahallesine, Trabzonlular Beyazıt camii
civarına; Gelibolulular Tersaneye, İzmirliler Galataya, Sinob Samsun ahalisi Tophaneye yerleştirildi.
Bunlardan başka Fatih İkinci Mehmed 1461 de Trabzonu
Fethettiğinde buradaki Rumların bütün zadegân sınıfını ve ileri gelen halkını
İstanbula getirip Galataya iskân etti. 1475 de Gedik Ahmed Paşa Kırımı
fethettiği sırada Kefeden 10.000 Türk ve 40.000 Ermeniyi İstanbula yerleştirdi.
Bunların bir kısmını şimdi Kefevi denilen semtte bir kısmını da kendi adını
alan Gedik Paşaya yerleştirdi. Yavuz Selim, 1495de Çaldıran seferinden dönerken
İran ve Azarbaycandan yüzlerce âlim, sanatkârla şark vilâyetlerin 40.000
Ermeniyi getirerekn Samatva taraflarında yerlestirdi.
Bunlardan
başka 1492 de İspanyollar Girmaniayı aldıkları zaman ahalisinin bir kısmı İstanbula
geldi. Bunlar da Galatada yerleştirildi.
***

