7 TEMMUZ 1939
SATYE BİNASI OLAYI NEDİR?
SATIE (Satye) Binası, Cumhuriyet’in genç yıllarında İstanbul’un modernleşme yüzünü temsil eden yapılardan biriydi. Ünlü mimar Sedad Hakkı Eldem tarafından 1932–1934 yılları arasında Fındıklı’da tasarlanmış, Fransız kökenli Tesisat-ı Elektrikiye Türk Anonim Şirketi’nin merkez binası olarak inşa edilmişti. Dönemin modern mimari anlayışını ve servis yapısı düzenini yansıtan bu eser, Türkiye mimarlık tarihinin en önemli yapılarından biri kabul edilmektedir.
Ancak şirketin ticari faaliyetleri beklenen ölçüde başarılı gitmedi. Fransız kökenli firma binayı satışa çıkardı. Tam da bu sırada, Denizbank’ın antrepo ihtiyacı için bina bir komisyoncu aracılığıyla teklif edildi ve 250 bin TL değerle satın alındı. Bu satış işlemi, Celal Bayar’ın Atatürk döneminde ve Atatürk’ün vefatından sonra iki kez üstlendiği Başbakanlık görevlerinden birinin sürdüğü yıllara denk gelmekteydi.
Satış esnasında fiyatın yüksek tutulduğu ve alınan komisyondan pay aldığı iddiasıyla Celal Bayar’ın oğlu Refi Bayar suçlandı. Ancak Refi Bayar bu suçlamaları kabul etmedi. Yargılama süreci sonunda beraat etti.
Refi Bayar’ın adı bu davada geçerken, sorgusu Çiftehavuzlar’daki aile köşkünde yapılmıştı. Genç yaşında böylesi bir skandala karışması hem ailesi hem de kamuoyu için büyük bir sarsıntıydı. Ölümüyle ilgili ise farklı anlatılar ortaya çıktı: Yaygın iddialardan biri intihar ettiği yönündeyken, ailesi ve kardeşi bu iddiaları kesin bir dille reddederek ölüm nedeninin kalp romatizması olduğunu belirtmişlerdir. Bu çelişkili rivayetler, dönemin siyasi atmosferinde olayın etrafında daha da büyük bir merak ve tartışma yaratmıştır.
Satye binası artık yok; fakat hem mimarî değeriyle hem de etrafında yaşanan bu çalkantılı hikâyeyle İstanbul’un ve Türkiye’nin tarihine kazınmış bir hatıra olarak yaşamaya devam ediyor.

